Skip to content
Bulunduğunuz sayfa:
Doğumunun 100.yılında Neyzen Halil Dikmen

DOĞUMUNUN YÜZÜNCÜ YILINDA RESSAM VE NEYZEN

HALİL DİKMEN

Takip ettiğim dergilerin birinde rastladığım, Sayın Beşir Ayvazoğlu’nun yazdığı “Doğumunun yüzüncü yılında saygıyla anıyoruz ressam ve neyzen: Halil Dikmen.” başlıklı yazıdan duyduğum mutluluk ve Sayın Ayvazoğlu’nun yapmış olduğu sitemlerin ne kadar doğru olduğunun farkında olduğumuzdan, ve bu hataya bir daha düşmemek için biz de  sitemizde bu konuya değinmek istedik.

    1906 yılında, İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Babası Mehmet Haşim Bey, Leon Hancıyan’dan uzun süre ders almış bir mûsikî sevdalısıydı ve evlerinde sık sık mûsikî toplantıları düzenlenirdi. Halil Dikmen daha o yaşlarda bu toplantılara merak duymuş ve en çok Neyzen İhsan Hoca’nın üflediği ney’den etkilenmiştir. Bu etkilenmenin farkına varılınca, İhsan Hoca’nın hediye ettiği ney ile ilk derslere başlanır. Eyyubi Ali Rıza Bey’den de nazariyat dersleri almış olan Halil Dikmen ondört – onbeş yaşlarına geldiğinde iyi derecede ney üflemekteydi.

    Fakat, eğitimini bu başarılı olduğu alanda değilde, başka başarılar kazandığı, resim alanında yapmıştır. Eğitim aldığı Sanay-i Nefise Mektebi’ni birincilikle bitirmiş, Avrupa’ya gönderilecek öğrenciler sınavını “Yangın” isimli tablosuyla kazanmış, yüksek bir resim eğitimi için gittiği Paris’ten başarılı bir şekilde yurda dönmüştür.

    Paris’teki eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra (1931), yurda döndüğünde bambaşka bir Türkiye’yle karşılaşmıştır. Birçok inkilap yapılmış, müziğimizin yaşatıldığı tekkeler kapatılmış, radyolarda Türk Müziği yayınları yasaklanmıştır. Bir neyzen olarak bu durumdan kötü etkilenen Halil Dikmen’in, Paris eğitiminin devamı niteliğinde gittiği Almanya, Avusturya ve İtalya, bu değişimi, bu şoku derinlemesine yaşamasını önlemiştir.

    Bu eğitimlerden sonra yurda dönen bu genç ressamlara, ancak resim öğretmenliği sunulabiliyordu ve Halil Dikmen Kayseri’de resim öğretmenliğine başlamıştır. Daha sonra Galatasaray Lisesi’ne tayini çıkar. Fakat buradaki görevi uzun sürmez ve rivayete göre Atatürk tarafından, yeni kurulacak olan Devlet Resim ve Heykel Müzesi’ne müdür olarak atanır.

    Kesin bir bilgi olmamasına rağmen, hocası Emin Dede’yle de bu müdüriyeti esnasında tanışmış olduğu söylenir. Salim Bey ve Aziz Dede kanalıyla gelen üslubu, Emin Dede’den teslim alıp, hiçbir karşılık beklemeden genç öğrencilerine aktarmıştır.

    Radyo’da çalmak, sahneye çıkarak şöhret kazanmak gibi birşey düşünmemesine karşın, dönemin Radyo Müdürü Mes’ud Cemil’in ısrarları üzerine bir takım bant ve konserlere iştirak etmiştir.

    Ömrü boyunca birçok değerli öğrenci yetiştiren ( Niyazi Sayın başlıcalarındandır ), mûsikîmize ve resim sanatına önemli yararları dokunmuş bu hoca, önce ciğerlerinden rahatsızlanmış, bir süre tedaviden sonra 17 Ekim 1964 yılında görevli bulunduğu Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nde geçirdiği kalp kriziyle hayatını  kaybetti. 21 Ekim’de  Güzel Sanatlar Akademisiyle, görevli bulunduğu müzede yapılan törenin ardından, Fındıklı Camii’nde namazı kılndı ve Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Halil Dikmen’in ünlü “Cephane Taşıyan Kadınlar” adlı tablosu.

 Yazan:Yüce Gümüş

( Cumartesi, 07 Nisan 2007 )
 
< Önceki

Yazarlar

----------------------------------
Prenses

powered by destar

Ziyaretci Sayisi

Bugün3
Dün64
Tümü36676

Destar Duyuru

Duyurular -
PEK ÇOK ESERİ KOLAYLIKLA BULABİLECEĞİNİZ NOTA ARŞİVİ YAKINDA HİZMETİNİZDE ! ! !
TÜRK MÛSİKÎSİNİN BİRBİRİNDEN DEĞERLİ USTALARININ RÖPORTAJLARI YAKINDA SİTEMİZDE ! ! !



38.103.63.61

Günün Sözü

Destar Ensemble Destar Ensemble - Doğumunun 100.yılında Neyzen Halil Dikmen

Destar Ensemble Design by Dbilisim ©2006